
Babam gideli çok oldu hem de çok, yılların içinde başka
hüzünlerim sevinçlerim yaşantılarım
oldu. Yaşadığım hiçbir duyguyu babamın yokluğunun şiddeti ile kıyaslayamadım
bile, hüzünlerim bile döndü dolaştı babamı, babasızlığı buldu, tekrar tekrar
boynumu babasızlık noktasından büktü.
Sevinçlerim eksikti, mutluluğum, heyecanlarım hep yarımdı. Taşındığım
yeni evim bile babasızdı mesela, avizelerim sökülürken onları oraya onun
astığını biliyordum ve yabancı eller yeni evime avizeleri asıyordu.
Ve oğlumun doğumu ona babamın adını verişim. Onu babamla ilk
tanıştırmam dizlerimin üstüne çökmem ve topraktan bir tümseğe yeni doğmuş
bebeği yatırmam. Göz yaşlarım sel olurken ‘’ Bak babacığım torunun geldi bak,
sen ne çok severdin çocukları bak torunun geldi senin adını taşıyor’’
Bugünlerde milyonlarca çocuk karnelerini aldı, yüzlerce
çocuk da o karneleri toprak tümseklere bıraktı. Somalı çocukların acısının
karşısında ilk defa acım küçük kaldı.
Bu sene ben babasızım ama yüzlerce çocuk benden babasız
onlar daha çok babasız.
Ve yine sevmiyorum ben babalar gününü.
Eksik yüzlerce baba var canlı canlı gömülüp çıkarılıp tekrar
toprağa gömülen.
........
........
Dinlenesi babasızlık;
Babam gittikten sonra sözleri Mazlum Çimen’e ait bu şarkıyı
hep babamı düşünerek dinledim; ‘’ Aşk şarkısı olabilir ama hep beni acımı anlatıyor’’ diye düşünmüştüm.
İki yıl önce öğrendim, zaten bir aşk şarkısı değilmiş
Mazlum Çimen Sivas’ta yakılan babası, şair Nesimi Çimen için yazmış
Ve acılardır insanları buluşturan hiç tanımadığım bir şairle
aynı duygularla satırlarda buluşan, bir de yakılan babalar var tabii.
Benim babam öldü ben yandım, ya benim babam yakılsaydı ben
ne yapardım?
........