23 Haziran 2011 Perşembe

İNSAN YORGUNUYUM BEN


Yorgunluğun çeşitleri vardır bilirsiniz beden yorgunluğu, ruh yorgunluğu….Beden yorgunluklarının çeşitleri olabildiği gibi ruh yorgunluğunun da olabilir. Okumaktan yorgun düşebilir insan, düşünmekten, konuşmaktan hatta gülmekten de yorgun düşebilir ki işin içine çene kasları da girdiğinden (kendimden çok iyi bilirim) beden ve ruh yorgunluğunun karışımıdır bu.
Ben kendi adıma yeni bir yorgunluk çeşidi buldum insan yorgunuyum ben. Bedensel yorgunluğu da içeren daha çok ruhsal bir yorgunluk. Mesleğim gereği yıllardır ortalama günde 60 insanı dinliyorum. Dinliyorum derken bir sohbet değildir bu. 60 insan derdini anlatır bana ve benden çare bulmamı isterler, ben günde 60 insanı canı gönülden dinlemek zorundayım ve dinliyorum. Her meslekte insanın kendi ile baş başa kaldığı anlar vardır az ya da çok. Kalemle sadece karaladığı, ekrana boş boş baktığı anlar gibi biz de yoktur kapıdan biri çıktığı an diğeri girer. Bazen kapım bir on dakika sadece on dakika açılmasa derim.
Ev deseniz çok kalabalıktır çocuklar, küçük yeğenim ve onunla ilgilenen kuzenim…
Sanırım biraz da benden kaynaklanıyor insanları çok severim sosyal hayatım çok canlıdır, ailem kalabalık onlarla, arkadaşlarımla görüşmesem eksikliklerini hissederim.
Ama yorgunum işte çok yorgun…..her insanın enerjisi vardır buna inanıyorum ve insanlarla iletişime girince ister istemez bu enerjiden etkileniyorsunuz. Dertli , hasta yalnız insanların negatif enerjileri var ve bu tür insanlarla iletişime girmek beni tüketiyor yoruluyorum.
Tatile çıktım, gemi tatili deyince sakin dingin bir yolculuk hayal etmiştim. Yanılmışım iki bin yolcu ile beraber tatil yapıyorum. Nereye baksam insan sureti insan sesi. Nasıl suratsızım bir bilseniz. Ben ki insanları severim her insan bir dünya derim. Evet her insan hikayesi yaşadıkları ile koca bir dünyadır ama bazen ise karadelikler vardır bu dünyada önüne gelen her şeyi tüketen yok eden karadelikler. Dediğim gibi çok suratsızım kimse ile göz teması bile kurmak istemiyorum. Ya gözlerine bakınca hikayelerini görürsem koca dünyalarına dahil olursam ya yine tükenirsem? İnsan yorgunuyum ben, insanlıktan uzak bir ruh gibi süzülüyorum aralarında, bir şekilde bedenlerine ruhlarına dokunacağım diye ürkerek bir hayalet gibi sıyrılıp geçiyorum binlerce beden arasından.
İnsan yorgunuyken iki bin insanla uçsuz bucaksız bir denizde baş başa kalmış bir bedeviyim ben…

2 yorum:

  1. "Ya gözlerine bakınca hikayelerini görürsem koca dünyalarına dahil olursam ya yine tükenirsem?"... Benzer hisleri yoğun biçimde hissetmeye başladığım ve dayanılmaz hal almaya başladığında kendimi emeklilik dilekçemi vermiş olarak bulmuştum! Gerçi senin için emeklilik çok erken ama sık sık ortamından uzaklaşıp sessizliği dinlemekle çözebilirsin bu sorunu sanırım...Seni iyi anlıyorum ben..Ümit Çini

    YanıtlayınSil
  2. Haklısın Ümit'ciğim zaman zaman ıssız yerlerde kendinle baş başa kalarak ruhumuzu dinlendirmeliyiz ki, hayata o enerjiyle o coşkuyla o insan sevgisiyle geri dönebilelim

    YanıtlayınSil