
Bir kadının gövdesinin satılmasının çok çeşitli yöntemleri vardır. En bilineni fahişelik ama bilinenin aksine de en masumu. Türkiye’de kadınların, farkında olarak ya da olmayarak bedenleri satılıyor, bazen bir vitrin süsü olarak bazen ise kendine ait olmayan söylemleri, erkelere ait düşünceleri kadın düşüncesiymiş gibi kadın bedeni ile satıyor kitlelere ulaşmaya çalışıyorlar sanırım en tehlikeli satış da bu olsa gerek.
Geri kalmış toplumlarda, az okuyan, araştırma yetisinden, isteğinden eksik, yanlış yorumlanan dini inançta hep teslimiyetçi bir ruh hakimdir. Halen ümmetçi bir toplum olmamızdan olsa gerek otorite/ daha bilgili / yüksek mevkideki şahısa itaat, söylediğini doğru kabul etme meyili ile yaşarız. Böyle durumlarda o mevkilerde bulunana şahısların ( burada o mevkiinin hak edilip edilmediğini tartışmıyorum bile, çok uzun konu) söylemleri çok önem taşır.
Son günlerde herkesin de hayretle takip ettiği, muhafazakar görüşlü, iyi eğitimli bir kadın ( Bir çok AKP li belediyede kişisel gelişim ve aile içi iletişim konulu seminerler vermekte olan Sibel hanım) beyanatta bulundu;’’ Erkeklerin dört kadınla evlenmesi yasal hale getirilsin’’ dedi. Bu kadın aslında farkında olarak ya da olmayarak kendi bedeninden faydalanarak erkek söylemini kadınlarda etkili kıldı. Onu dinleyen birçok kadın muhtemelen konumundan dolayı ona hak vermek zorunda hissetti. Birçok erkek ise gevrek gevrek güldü. Yarın öbür gün bu kadını okuyan kocalar karısına ‘’ Sen ondan daha iyi mi bileceksin okumuş kültürlü kadın bile bunu söylüyor sen cahil kafanla ne karşı çıkıyorsun’’ diyecek.
Bir arkadaşımın dediği gibi bazen kadınlar, kadınlar için daha tehlikeli olabiliyor, bu tür kadınlara daha çok dikkat etmemiz lazım. Çok eşlilik konusunda benim de söyleyecek bir cümlem var. İslam alimi hiç değilim ama düz bir mantığım vardır. Tanrı evlenmeyi eş seçmeyi emretmiştir. Hassas bir dengeyle de kadın erkek sayısı eşittir. Çok eşli olmamızı isteseydi kadın sayısı fazla olurdu. Birileri birkaç kadınla evlenirse bazı erkekler açıkta kalır ama tanrı herkese evlenmeyi emretmiştir. Bence bu mantık tüm tartışmaları gereksiz kılıyor.
Dönelim konumuza, kadın bedenin satıldığı alanları genişletebiliriz hatta bunu hepimiz de biliyoruz. En başta reklamlar, boyalı basın ama politikayı da eklemek istiyorum. Muhafazakar bir partinin çadırı, sol oyların ağırlıkta olduğu bir bölgede kurulduysa ve oradaki partili kadın dip boyaları gelmiş bir sarışınsa o kadın vitrin süsüdür ve bedeninden oy çıkarmak için faydalanılmaktadır. Ya da en acısı güneydoğu bölgesi kökenli birkaç kadın politikacı töre cinayetleri, kadın hakları, çok eşlilik, feodal sistem konusunda yeterince, hatta hiç konuşmuyor sadece partideki erkek politikacıların söylemlerinin altını çizmekle kalıyorlarsa onlar da kullanılıyorlardır. ‘’kadınlara da yer veriyoruz’’ görüntüsü altında bu kadınlar da yine erkeklere hizmet etmektedirler.
Kadın bedenin satılmasının değişik yöntemleri vardır sanırım en tehlikelisi de düşüncelerin kadınları kullanarak aktarılmasıdır kitlelerin etkilenmesi…
Geçenlerde gece vakti arabayla bir yerden dönerken 13 yaşındaki oğlum yol kenarında bir fahişeyi göstererek hafif alaycı bir tonla ‘’Anne bak o da çalışıyor ‘’dedi. Yeni ergenliğe giren oğlum haliyle bu tür konuları merak ediyor, yeni yeni dillendirmeye de başlıyordu.
‘’Evet oğlum, o da çalışıyor ve sadece kendine zararı var inan birçok insandan çok daha namuslu ‘’ dedim.
Sonra ikimiz de sustuk…