21 Temmuz 2011 Perşembe

İNCE MEMED YAŞAR KEMAL VE BABAM


Çocukluğumda babamdan Yaşar Kemal ‘i ve özellikle İnce Memed’i dinlediğim çok olmuştur. Gençlik yıllarımda 4 cilt olmasından ve bende de sabır eksikliğinden kelli İnce Memed’i okumaya hiç yeltenmemiştim.

Babamın gidişinin 5. yılıydı sanırım, kitapçıda aniden zınk diye kalakaldım İnce Memed’in ciltlerinin karşısında. Sırçadan yapılmış gibi sayfaları, yavaşça incitmekten korkarak aldım elime. O andan itibaren biliyordum ki ben sadece o kitapları okumayacaktım. Babamın gözlerinin değdiği satırlarda gözlerimi gezdirdikçe babamı yaşayacaktım. Öyle de oldu kavruk bir delikanlı olan ince Memed’in çocukluğunu okurken babam Mehmet ile nasıl özdeşleştiğini hissettim. Çakır dikenleri sadece İnce Memedin değil iki Mehmet’in de bacaklarını çizmişti. İnce Memed’in isyanı babamın isyanıydı ve onun kahramanlaşması, babamın kahramanına dönüşmesiydi. Onun düzene başkaldırışı babamın isyanı, yenilgisi babamın hayat karşısında yenilgisiydi.

Hepimizin hayatı zaten çeşit çeşit yenilgilerden ibaret değil midir?
Babamın yenilgisi ince Memed’te vücut bulmuştu. Babamın gidişiyle de ben romanlarda babamı bulmuştum. Onun gibi düşünmüş onu anlamaya çalışmıştım.Okuyan ben değildim sanki,her okuyuşum kutsal bir ayin gibi kendimden geçişti. Esmer zayıf kavruk Artvin’li ince Memed olmuştum artık.

Bu akşam bir ödül töreninde Yaşar Kemal’in elini tuttum…..

Dev bir yazarın eli bir kadının eline değer, geçmişten gelen baba o avuçta canlanır ve İnce Memed’i bulur, tokalaşır. Ölüm, yazar ve roman kahramanı bir kadının avucunda buluşur. Ölüm canlanır, roman kahramanı gerçek olur, yazar zaten ölümsüzdür ve kadın kendi avuçlarında babasına kavuşur..


11 Mayıs 2011


video

6 yorum:

  1. Çok güzel duygusal bir yazı. Keşke büyüklerimizi yaşadıkları günlerde, şimdi anlayabildiğimiz kadar iyi anlayabilseydik. Ama sizin de anlattığınız gibi onlar zaten bizde yaşıyorlar.
    Sevgi ile kalın.

    YanıtlaSil
  2. @ tutsak
    Baba var içinde nasıl dıygusal olunmaz.
    Evet, bizimle yaşıyorlar
    Teşekkürler

    YanıtlaSil
  3. Tüylerim diken diken!..
    Gözüme de bir şey kaçtı sanırım...
    Son kelimeyle birlikte ''facebook'un karizması'' yerle bir...!!!

    Ellibir yaşındayım ve babamı çok özledim.. Kırkbeş yıldır hep özledim...

    Bir daha da, ellerine sağlık olasıca Bucera'yı okursam...

    mahmut akarçay

    YanıtlaSil
  4. @ Adsız
    Baba özlemi.... zamansız ve mekansızdır

    YanıtlaSil
  5. Babalar, anneler gibi değil nedense..Onların gerçek anlamına çoğu kez kaybedince varılıyor sanırım. Bizdeki eğitim sistemi ya da aile terbiyesinden olsa gerek. Babana rahmet diliyorum, ışığı bol olsun, huzur içinde yatsın... Bu arada, İnsan Yaşar Kemal' in elini sıkmaya gider de bi haber vermez mi, kıyısından biz de değerdik!:)

    YanıtlaSil
  6. @ Ümit
    Ah Ümit'im ah ...başka ne diyeyim, nur içinde yatsın.
    Ödül, İstanbul'da oldu arkadaşım Ahmet Büke Sait Faik öykü ödülü almıştı. Faceden link vermiştim ama ''ah bu uzakların gözü kör olsun'' :))

    YanıtlaSil