
Oğlum birkaç soru daha sormuş ben komik komik cevaplar
vermiş, o ya anlamamış ya da bacak kadar boyuyla ciddiyetini bozmamış ben uzun
uzun gülmüştüm.
Niye kurumaya başladı ki şimdi ?
Halbuki bir ara yaz boyu susuz da bırakmıştım onu, o zaman bile
kurumayan şimdi niye kurusun ki ?
Yılbaşında süsleyecektim onu. Terasıma kar yağacak her yer
bembeyaz olacaktı. Kar yağınca havanın ayazı kırılır ya, üşümeyecek bir bardak
çayımı karlı çam ağacımla beraber içecektim. Üşürse ellerim avuçlarımın arasına
alacaktım çay bardağımı. Biraz omuzlarımı kaldırıp biraz da boynumu içeri
çektim mi kim korkar üşümekten, niye
vazgeçeyim hayalimden ? Ama hayal kırıklığı işte çam ağacım da ölüyor. Şimdi
diyeceksiniz ki, derdin bu olsun alt tarafı çam ağacı.
Öyle demeyin bir hayalim daha öldü belki küçük bir hayaldi
ama beklediğim ve gerçekleştirebileceğimi düşündüğüm bir hayaldi.
Çok büyük hayal kırıklıkları vardır insanın hayatı boyunca
unutmayacağı ama aradan zaman geçtikçe o hayal anlamını yitirir çünkü hayalin
kendisi o kadar zordur/ zamansızdır/ yanlıştır ki zaten olamayacak bir şeye amin denmeyeceğini fark
edersin. O zamanki heyecanına, telaşına, çocuksu inancına gülüp geçersin o kadar.
Ama çam ağacım niye ölüyor ki ? O kadar çok ağaç yaşarken benim ağacım ölüyor, yaşayabilirdi halbuki çok büyük hayal
kurmamıştım onun da ölmesine hiç gerek yoktu.
ama niyee . minik çam neden ölür ki daha çok genç :(
YanıtlaSilÖlür derinlerde bir yerde geçerli sebepleri vardır onun
YanıtlaSil